Orion Takımyıldızı
ORİON TAKIMYILDIZI
Bir kış günü Kuzey yarımküredeki herhangi bir ülkede gökyüzüne baktığında insana benzeyen parlak bir takımyıldızıyla göz göze gelirsen Orion Takımyıldızıyla tanışmış olursun.
Bu avcıyı andıran ihtişamlı takımyıldızındaki ana yıldızlar, onun parçalarını oluşturur; omzunu kırmızı dev Betelgeuse , ayağını parlak mavi yıldız Rigel oluşturur ve en sol tarafta Avcı'nın başına yakınında ışıltılı Lamda Avcı Bulutsu bulunmaktadır. MÖ 3. binyılda Mezopotamya, Antik Yunan ve Antik Mısır'daki medeniyetler tarafından tanındığına dair kanıtlar bulunsa da ilk olarak MS 2. yüzyılda Batlamyus tarafından listelenmiştir ve Batlamyusun’un listelediği 48 takımyıldız arasında yer almıştır. Kuzey yarımkürede, belirgin bir kış takımyıldızıdır; güney yarımkürede, belirgin bir yaz takımyıldızıdır. Bu takımyıldız, tarih boyunca denizciler ve kara yolculuğu yapanlar tarafından yön bulmada çok önemli bir referans noktası olmuştur; Orion'un yükselmesi ve batması, mevsim değişimlerini ve tarımsal faaliyetlerin takvimini belirlemek için kritik bir gösterge olmuştur.. Aynı zamanda Orion Takımyıldızı kullanılarak Sirius yıldızı kolaylıkla bulunabilir, Avcı Takımyıldızı'nın ortasındaki sıra halindeki 3 yıldızdan eğriliği bozmadan hayali bir doğru geçirirsek karşımıza Sirius yıldızı çıkar. Orion Takımyıldızı içerisinde uzay tozu ve ışıldayan hidrojen gazıyla sarmalanmış bir halde özenle korunan yıldız doğumevleri, yaklaşık 1500 ışıkyılı uzaklıkta bulunan devasa büyüklükte bir molekül bulutunun kenarında yer almaktadır.
Eski Mısırlılar, bu takımyıldızından oldukça etkilenmiştir, bunun en büyük kanıtlarından biri de; Gize Piramitleri yani Keops, Kefren ve Mikerinos Piramintleri. Belçika asıllı mühendis ve piramit araştırmacısı Robert Bauval, Gize Piramitleri’nin dizilişleri ile ilgili müthiş bir keşifte bulunmuştur. Robert Bauval’ın araştırmalarının sonucunda Orion yıldızının kemer yıldızları olan Alnilam, Alniak ve Mintaka yıldızlarının gökteki konumu, Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinin dizilişinin izdüşümüdür. Peş peşe yapılan bu üç piramit de Orion takımyıldızını işaret etmektedir.
Bir Türk efsanesine göre, öksüz bir çocuk olan Köketey, bir yumurtadan avcı köpeği Humay Hus'u çıkarır. Bu köpek daha sonra bir Moğol beyine satılır. Humay Hus, beyin oğlunu iyileştirdikten sonra eski sahibine geri döner. Yolculukları sırasında, Humay Hus bir sığını kovalarken göl iyesi tarafından bir tuzağa düşürülür ve bu nedenle nehre dönüşür. Köketey, sığına beddua ettikten sonra, sığın ve iki yavrusu taş olur. Ruhları göğe yükselir ve Orion Takımyıldızı'nın üç yıldızına dönüşür. Bu olayı gören gökteki Toğıs Çayaçı, öfkelenir ve Humay Hus'un ruhunu, bu üç yıldızın ardındaki bir yıldıza dönüştürür. Köketey, gök atıyla birlikte taşa çevrilir ve onun ruhu, parlak Sirius Yıldızı'na dönüşerek, Humay Hus'un yıldızının altında bir yere yerleştirilir.
Betelgeuse, ana yıldızlarından biridir, aynı zamanda Takımyıldızındaki en parlak 2 yıldızdan biridir. O kadar büyük bir yıldızdır ki Güneş sistemimizin ortasına konsa, Jüpiter'in yörüngesine kadar bir alanı kaplayabilirdi. Betelgeuse, yaklaşık 10 milyon yaşında olmasıyla beraber yaklaşık 5 milyar yıllık Güneş'imizden çok daha gençtir. 700 ışık yılı uzaklığıyla bize yakın yıldızlardan biri olarak sayabileceğimiz Betelgeuse, takımyıldızındaki diğer yıldızlar gibi özellikle kış aylarında herhangi bir dürbün veya teleskoba ihtiyaç duymadan rahatlıkla gözlenebilen bir yıldızdır. Yunan mitolojisindeki avcıdan esinlenerek Orion'un bir parçası olarak bahsederken, eski Mısırlılar Betelgeuse'u yeraltı dünyasının efsanevi tanrısı Osiris'ten esinlenerek Osiris takımyıldızına dahil etmiştir. Betelgeuse o zamandan beri "yarı düzenli değişken yıldız" olarak sınıflandırıldı, bu da periyodik olarak parlaklığı artan ve azalan ve zaman zaman düzensiz ışık değişimleri geçiren bir değişken yıldız türüdür.
Diğer ana yıldızımız ise Rigel’dir. Orion burcundaki en parlak 2 yıldız arasında ve kuzey göğünde kışın Sirius yıldızından sonraki en parlak yıldızdır. 8 milyon yaşındadır ve afif mavi-beyaz görünümüne sahiptir. Rigel, geçmişte ve günümüzde yön bulma ve navigasyon amacıyla çok önemli bir yıldız olmuştur. Onun parlaklığı ve Orion Takımyıldızı'ndaki stratejik konumu, antik denizcilerden göçebe halklara kadar pek çok topluluğun yolculuklarında yön bulmalarına yardımcı olmuştur.
Özetleyecek olursak Orion Takımyıldızı; yıllar boyunca birçok milleti farklı açılardan etkileyen, insanların hayatını kolaylaştıran, ihtişamlı parlak yıldızlara sahip olmuş bir takımyıldızıdır.
Rüzgar Baloğlu



Comments
Post a Comment